Posted by: yemekborusuvesaglik on: Haziran 13, 2009
Reflü yemek borusu ve mide arasındaki kapakçığın geç kapanmasından kaynaklanan, yani mekanik bir sorun nedeniyle oluşan bir hastalık.
Bu nedenle tek kalıcı tedavi yöntemi ameliyattır. İlaç tedavisi midedeki asitin düşmesini sağlayarak geçici çözüm yaratır. Beslenmedeki değişiklikler de şikayetleri ancak geçici olarak azaltır.
Reflü konusunda uzman cerrahlar laparoskopik (kapalı) yöntemle kapakçıktaki mekanik sorunu tamir eder. Ameliyat sonrası hasta kısa zamanda normal hayatına döner. İyileştikten sonra hastalara yiyecek kısıtlaması getirilmez.
Posted by: yemekborusuvesaglik on: Haziran 13, 2009
Reflü şikayetiniz varsa öncelikle asitli içeceklerden, kahveden ve alkolden uzak durmalısınız. Çikolata, baharat ve kızartma yemek de şikayetlerinizin artmasına neden olacaktır.
Her tür hamur işi, salça ve ketçap gibi domatesli ürünler, sucuk, sosis gibi işlenmiş et ürünleri de reflü hastalarının kaçınması gereken besinler arasında.
Meyve yerken dikkatli seçim yapın. Portakal, greyfurt gibi narenciye ürünlerinden kaçının. Yeşil elma da şikayetlerinizi artıracaktır.
Çiğ sebze yemeyin. Domates, biber, soğan ve sarımsağı çiğ tüketmekten kaçının.
Posted by: yemekborusuvesaglik on: Haziran 13, 2009
Yemek borusu yani özofagus, ağızdan başlayıp midede sonlanan, yaklaşık 25 cm. uzunluğundaki önemli bir bölümü kastan oluşan tüp biçiminde bir organdır.
Özofagusun görevi
Özofagus kas liflerinden oluşan bir dokuya sahiptir. Kasların ritmik olarak kasılıp gevşemesi sayesinde yutulan lokmalar mideye taşınır.
Bir kişi baş aşağı dursa bile, ağzındaki lokmayı yuttuğunda yemek borusunun “peristaltik hareketler” olarak tanımlanan ritmik kasılma ve gevşeme hareketleri sayesinde lokma mideye kolaylıkla taşınır.
Görülme sıklığı
Özofagus kanseri yöresel beslenme alışkanlıklarına göre coğrafi dağılımı farklı olan bir kanser türü.
Dünya genelinde tüm kanserler arasında altıncı sırada yer alan ve 100.000’de 6,4 oranında görülen Özofafus kanserleri tüm kanserlerin yüzde 1,5-2’sini oluşturmakta.
Otuz yaşın altında çok seyrek görülen bu kanser, ülkemizde özellikle doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun yer aldığı Ortadoğu’da ve Uzakdoğu ülkelerinde çok sık görülür.
Nedenleri
* Sigara, alkol kullanımı
* Madde bağımlılıkları
* Beslenme ile ilgili faktörler
* Genetik ve çevresel faktörler
* Yemek borusundaki başka hastalıklar sonucu oluşan doku lezyonları
Belirtiler
Kanser, yemek borusunda tümörün oluşumu sonrasında hastalarda bir takım şikâyetlerin ortaya çıkması ile fark edilir.
Klinik tabloda görülen ilk belirti gıdalarda yutma güçlüğü olarak ortaya çıkar. İlk evredeki yutma güçlüğünde sadece katı gıdalarda yeme güçlüğü görülürken ileri evrelerde sıvı gıdalar dahi zorlukla yutulur.
Diğer belirtiler şöyle sıralanabilir:
* Kusma ve/veya yenilen gıdaların ağza geri gelmesi
* Gıdaları yutarken ağrı
* Üst karın bölgesinde ağrı veya yanma hissi
* Tükürük salgısının artması
* Kilo kaybı
* Ses kısıklığı
* Öksürük
Yemek borusu kanseri ilaçlı film ve endoskopi yöntemleriyle incelenmesi sonucunda teşhis edilebilir.
Posted by: yemekborusuvesaglik on: Haziran 13, 2009
Yemek borusu kanseri nedenleri arasında özellikle çok sıcak ve koyu çay içmek, yüksek oranda alkol ve sigara tüketimi yer alıyor.
Sık görülen kişiler
* İleri yaşlar
* Erkekler
* Şişmanlar
* Kronik reflü hastalığına bağlı barrett özofagusu gelişenler
* Taze meyve ve sebze tüketimi az olan kişiler
* Madde bağımlıları
* Kaza veya intihar amacıyla toksik madde içenler
* Sigara, alkol ve madde bağımlıları
Yemek borusu kanseri olan kişilerde tümör lenf bezlerine sıçramadıysa cerrahi tedavi uygulanabilir ancak bu ameliyat fazlasıyla zor bir ameliyattır.
Özofagus kanseri lenf bezlerine sıçramadıysa tedavi yöntemi olarak kemoterapi ve radyoterapi beraber uygulanır.
Kilo kaybı
Kanser tedavisi sırasında hastalarda asıl ölüm sebebi beslenme bozukluklarıdır. Bu nedenle hastaların beslenmelerine çok dikkat etmesi, doktor kontrolündeki diyetlerini aksatmaması ve kilo kaybetmemesi gerekir.
Hastalık süresince kilo kaybına mani olmak için hasta kişinin gün içinde 1500-2000 kalorinin üstünde kalori alması gerekir.
Yemek borusu kanseri olan kişilerde beslenme
* Sık aralıklarla ama küçük öğünlerle beslenmeli.
* Protein ihtiyacını karşılamak için her gün mutlaka 1 porsiyon et tüketilmeli. Et sıralaması balık, hindi ve tavuk olmalı.
* Eğer kemoterapi tedavisi görülüyorsa hastanın kan değerlerini dengede tutmak için haftada 1-2 porsiyon kırmızı et tüketmesi gerekir. Et kıyma şeklinde ve çorba içinde yenilebilir.
* Günlük protein ihtiyacı 1 bıldırcın yumurtası ya da 1-2 tavuk yumurtasının beyazından karşılanabilir.
* Bol bol ev yapımı yoğurt yemesi sağlanmalı.
* Demir açısından zengin ıspanak, semizotu, pazı gibi gıdalar sık sık yenmeli.
* Steril şartlarda hazırlanmış taze havuç, domates, elma, ananas veya çilek suyu içilmeli.
* Ilık olarak zencefil, papatya, tarçın ve anason çayı tüketilmeli.
* Her gün 3-4 kaşık karadut şerbeti içilebilir. İştah sorunu yaşayan hastaların günde 2-3 fincan bira mayası içmesi iştahlarının açılmasını sağlar.
Posted by: yemekborusuvesaglik on: Haziran 13, 2009
Yutma güçlüğü şikâyeti ile kendini belli eden yemek borusu kanseri ilaçlı film ve endoskopik inceleme sonucunda teşhis edilebiliyor.
Yayılmış tümörlerde hastalığın yayılım derecesinin anlaşılabilmesi ve tedavi sonrası takipte endoskopi, ultrasonografi, bilgisayarlı tomografi, MR gibi görüntüleme yöntemleri kullanılıyor.
Tedavi yöntemleri
Tedavinin hangi yöntemle yapılacağı yaygınlık derecesi kadar genel sağlık durumu ile de alakalı. Erken aşamada yakalanan bir yemek borusu kanserinde hastanın genel bir sağlık problemi yoksa öncelikli tedavi yöntemi ameliyat.
Ancak bunun aksi durumlarda hastalığın ilerlemesini durdurmak için destek tedavi olarak kemoterapi ve radyoterapi öneriliyor.
Ameliyat
Yemek borusu kanserlerinde ameliyatın zorluğu yemek borusunun geçtiği bölgelerde birçok hayati organın bulunmasından ileri gelir. Çünkü çoğu zaman lenf bezlerine de sıçramış olan tümörler sadece yemek borusunun çıkarılması ile temizlenemez.
Lenf bezlerinin çevresindeki tümörlerin temizlenememesi hastalığın kısa bir süre sonra tekrarlamasına neden olur. Bu, kanserin yayılma olasılığının olduğu tüm lenf bezlerinin temizlenmesini gerekli kılar.
Ameliyat türleri
1. Klasik (açık) yöntem
Yemek borusunun kısmen çıkarılması
Tümör eğer ki mideye çok yakınsa karından ya da göğüs boşluğundan yapılan bir kesi ile yemek borusunun sadece alt kısmı çıkarılır. Yukarıda kalan kısmı mide ile birleştirilir.
Yemek borusunun tamamen çıkarılması
Kanser tüm yemek borusunun alınmasını gerektirecek boyuttaysa yemek borusu karın ve boyundan iki ayrı kesi yapılarak alınır. Hastaya mide veya kalınbağırsaktan yeni bir yemek borusu yapılır. Bu tür ameliyatta lenf bezleri çıkarılamayacağından kanserin lenf bezlerine sıçradığı durumlarda ve hastalığın ileri aşamalarında sorun teşkil edebilir.
Üç kesi yapılarak uygulanan ameliyatlarda ise lenf bezleri büyük oranda temizlenir. Ancak bu tür bir ameliyatı iler yaşlarda ve sağlık problemi çok olan hastalarda pek mümkün değildir. Özellikle solunum sıkıntıları ortaya çıkabilir.
2. Laparoskopik ve torakoskopik yöntemler
Bu alanda en yeni ve etkili yöntemler olan laparoskopik ve torakoskopik yöntemlerin avantajı hastaların ameliyat sonrası iyileşme sürelerinin daha kısa olması, hastanede daha az yatmaları ve ağrı yaşamamalarıdır.
Bu ameliyat yöntemleri deneyimli kişiler tarafından uygulanırsa yemek borusu ve lenf bezleri tamamen alınabilir. Ameliyat sonrasında ameliyat izi yok denecek kadar az olur.
Yemek borusunun çıkarılamadığı durumlar
* Hastanın sağlık durumunun büyük bir ameliyata izin vermeyecek ölçüde olması.
* Kanserin ameliyatla çıkarılmasının mümkün olmaması.
* Kanserin başka organlara sıçraması.